Enflasyonu Faizle Değil, Üretimle Düşürme Zamanı!
Eylül ayı enflasyon rakamları ekonomimiz açısından önemli bir eşiğin aşıldığını gösterdi.
TÜİK verilerine göre Eylül ayında enflasyon yüzde 29,73 olarak gerçekleşti. Böylece 57 ay sonra ilk kez yüzde 30’un altına indi.
Elbette yüzde 29,73 hâlâ yüksek. Ancak geldiğimiz noktayı da görmemiz gerekiyor. Uzun süredir uygulanan sıkı para politikası enflasyonun aşağı çekilmesinde önemli bir görev üstlendi.
Şimdi yeni bir döneme giriyoruz.
Bundan sonra enflasyonla mücadeleyi sadece yüksek faizle değil, üretimi artırarak sürdürmemiz gerektiğine inanıyorum.
Çünkü yüksek faizle enflasyonu bir yere kadar düşürebilirsiniz.
***
Son birkaç yıldır ekonominin üzerinde ciddi bir faiz baskısı var.
Yüksek finansman maliyeti nedeniyle yatırımcı yeni yatırım yapmakta zorlanıyor. Daha da önemlisi yatırım yapmanın cazibesi azalıyor. Bugün elinde sermayesi olan bir yatırımcı neden fabrika kursun, makine alsın, personel çalıştırsın, üretim ve satış riski alsın? Parasını mevduata yatırdığında hiçbir ticari risk almadan daha yüksek getiri elde edebiliyor.
İşte değiştirmemiz gereken tablo bu.
Para mevduatta kaldığı sürece yatırım olmaz. Yatırım olmayınca üretim artmaz. Yeni fabrikalar, yeni işletmeler açılmaz. İstihdam artmaz.
Üretimin azaldığı bir ekonomide ise enflasyonla kalıcı şekilde mücadele etmek mümkün değil.
***
Bugüne kadar uygulanan reçete enflasyonu aşağı çekmek için gerekliydi. Ancak aynı reçeteyi sürekli uygulayamayız.
Artık reçetenin içeriğini değiştirmeliyiz.
Faizleri düşürmeli, parayı bankadan çıkarıp yeniden yatırıma ve üretime yönlendirmeliyiz.
***
İnşaat sektöründe de bunun sonuçlarını çok net görüyoruz.
Bugün birçok müteahhit yeni projeye başlamıyor. Proje geliştirenler ise geçmiş yıllara göre daha küçük ölçekli yatırımlar yapıyor. Çünkü maliyet hesabı ortada. Arsa pahalı, malzeme pahalı, işçilik pahalı, finansman ise çok daha pahalı.
Tüketici tarafında da konut kredisine ulaşmak oldukça zor.
Konut üretimini bugün azaltırsak bunun bedelini birkaç yıl sonra daha yüksek konut fiyatları ve kiralarla öderiz. Çünkü insanların konut ihtiyacı devam ediyor. Nüfus artıyor, evlilikler oluyor, eski yapı stokunun yenilenmesi gerekiyor.
Talep devam ederken arzı azaltırsanız fiyatların artmasını engelleyemezsiniz. Bu nedenle konut fiyatlarını düşürmenin yolu da üretimden geçiyor.
***
Ben önümüzdeki döneme umutla bakıyorum. Enflasyonun 57 ay sonra yüzde 30'un altına inmesi önemli bir eşik. Enflasyondaki düşüş devam ettikçe faizler de kademeli olarak aşağı gelecektir. Ekonomide fırsatlar her şeyin mükemmel olduğu zamanlarda ortaya çıkmaz. Asıl fırsatlar şartların düzelmeye başladığı dönemlerde ortaya çıkar.
Bugün tam olarak böyle bir dönemdeyiz.
Enflasyonla mücadelede bundan sonraki aşamanın adı üretim olmalı.
Daha fazla üretim, daha fazla yatırım ve daha fazla istihdam, daha rekabetçi ortam...
Sıkı para politikası görevini yaptı.
Şimdi yatırım zamanı.
Şimdi üretim zamanı.
Şimdi iş yapma zamanı.




YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.