Deprem Performans Analizi

Deprem Performans Analizi

İnşaat Yüksek Mühendisi Y. Emre Koç, mevcut yapıların depreme karşı güvenliğinin belirlenmesinde uygulanan deprem performans analizinin aşamalarını, performans seviyelerini ve güçlendirme kararının hangi kriterlere göre verildiğini anlattı.

A+A-

Ülkemiz aktif bir deprem kuşağında yer almaktadır. Yakın tarihimizde yaşadığımız büyük depremler, deprem mühendisliğinin ve depreme dayanıklı yapı tasarımının önemini açıkça ortaya koymaktadır.

Yeni yapıların tasarım ve inşasında, ayrıca mevcut yapıların değerlendirilmesinde 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY) esas alınmaktadır. Bu yazımızda mevcut yapılar için uygulanan ve kamuoyunda deprem performans analizi olarak bilinen değerlendirme sürecini ele alacağız.

Yönetmeliğin 15. Bölümü, mevcut yapıların deprem etkisi altındaki performanslarının değerlendirilmesi, güçlendirme kararlarının verilmesi ve güçlendirme tasarımına ilişkin temel kuralları kapsamaktadır.

Yapının performansı, deprem gibi yatay yükler altında oluşması beklenen hasar düzeyini ifade eder. Analiz sürecinde öncelikle yapıya deprem etkileri uygulanır, ardından kolon, kiriş ve perde gibi taşıyıcı elemanlarda oluşacak hasarlar belirlenir. Bu değerlendirmeler sonucunda yapının genel performans seviyesi tespit edilir.

Yönetmelikte performans seviyeleri;

  • Kesintisiz Kullanım (KK)
  • Sınırlı Hasar (SH)
  • Kontrollü Hasar (KH)
  • Göçme Öncesi (GÖ)
  • Göçme (G)

olarak tanımlanmıştır. Taşıyıcı elemanlar ise hasar düzeylerine göre Sınırlı Hasar, Belirgin Hasar, İleri Hasar ve Göçme Bölgelerinde değerlendirilmektedir.

Yeni yapılarda hedef, 50 yılda aşılma olasılığı %10 olan tasarım depreminde yapının en az Kontrollü Hasar seviyesinde kalmasıdır. Ancak yapı sahibi isterse daha yüksek güvenlik sağlayan Sınırlı Hasar performans seviyesi de hedeflenebilir.


 

     Burada kritik kesitlerinin hasarı SH seviyesine ulaşmayan elemanları Sınırlı Hasar Bölgesi’nde, SH ile KH arasında kalan elemanlar Belirgin Hasar Bölgesi’nde, KH ile GÖ arasında kalan elemanlar İleri Hasar Bölgesi’nde ve GÖ seviyesini aşan elemanlar ise Göçme Bölgesi’nde yer alırlar.

     Mevcut yönetmeliğimizde yeni yapılacak yapılar için 50 yılda aşılma olasılığı %10 olan deprem etkisi altında binanın “Kontrollü Hasar” seviyesinde kalması istenir. Bu düzey minimum olarak alınabilir yani yapının sahibi bu seviyeyi daha yukarı çıkarabilir. Yapısında tasarım depremi altında “Sınırlı Hasar” seviyesi talep edebilir. 

Mevcut bir yapının deprem performans analizinde sırasıyla;

  • Onaylı mimari ve statik projeler incelenir, bulunmuyorsa rölöve hazırlanır.
  • Beton dayanımını belirlemek amacıyla karot numuneleri alınarak laboratuvarda test edilir.
  • Kolon, kiriş ve perdelerde donatı tespitleri yapılır.
  • Temel sistemi incelenir.
  • Parselde jeolojik ve jeofizik etütler gerçekleştirilerek zemin verileri oluşturulur.
  • Tüm veriler kullanılarak yapının üç boyutlu modeli hazırlanır ve yönetmelikte belirtilen doğrusal veya doğrusal olmayan analiz yöntemleri uygulanır.

Analiz sonunda yapı elemanlarının hasar düzeyleri ve yapının performans seviyesi belirlenir. Yapının performansı yönetmelikte öngörülen seviyenin altında kalıyor veya Göçmenin Önlenmesi performans düzeyinde bulunuyorsa güçlendirme yapılması gerekir. Bu aşamada güçlendirme maliyeti ile yapının yıkılıp yeniden yapılmasının maliyeti birlikte değerlendirilerek en uygun çözüm belirlenir.

Y. Emre KOÇ
İnşaat Yüksek Mühendisi (Yapı-Geoteknik)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.