Seramikte En Zor Yıl Geride Kaldı, Finansmanı Güçlü Firmalar Ön Plana Çıktı

Seramikte En Zor Yıl Geride Kaldı, Finansmanı Güçlü Firmalar Ön Plana Çıktı

2025 yılının seramik sektörü için zorlu geçtiğini belirten Seramiksan Direktörü M. Süreyya Çağlar, iç piyasada güçlü dağıtım ağına ve sağlam finansmana sahip firmaların öne çıktığını söyledi.

A+A-

Türkiye’nin seramikte yıllık üretim kapasitesinin 500 milyon metrekarenin üzerinde olduğunu söyleyen Seramiksan Direktörü M. Süreyya Çağlar, bu güce rağmen sektörün son yıllarda ciddi bir rekabet kaybı yaşadığını ifade etti. Türkiye’nin İtalya ve İspanya’dan sonra Avrupa’nın en büyük üreticilerinden biri olduğunu belirten Çağlar, “Bu kapasitenin yaklaşık 250-330 milyon metrekarelik kısmını iç piyasada değerlendiriyoruz. Ancak 20 yılı aşkın süredir dış pazarlarda elde ettiğimiz gücümüz her geçen ay geriye gidiyor” dedi.

Kur politikası ihracatçıyı zorluyor

Avrupa pazarında fiyatların rekabetçi olmasına rağmen Türkiye’de ihracatçının zorlandığını dile getiren Çağlar, bunun en önemli nedenlerinden birinin kur politikası olduğunu söyledi. İç piyasada dövizi bozdurma zorunluluğuna dikkat çeken Çağlar, “İhracat fiyatlarımız TL’ye çevrildiğinde maliyetlerimizi karşılayamaz hale geliyor. Bu da bizim rekabet gücümüzü aşağıya çekiyor” dedi. Bu durumun ihracat ağırlıklı çalışan seramik üreticilerini iç piyasaya yönlendirdiğini ifade eden Çağlar, “Üreticiler çareyi iç piyasada arıyor. Burada arayınca da çok ciddi bir rekabet ortamı ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Finansmanı güçlü firmalar öne çıkıyor

Yüksek enflasyonun yüksek faizi beraberinde getirdiğini vurgulayan M. Süreyya Çağlar, kredi kullanan üreticilerin bu yükü maliyetlerine eklemek zorunda kaldığını belirtti. İç piyasada güçlü dağıtım ağına ve sağlam finansmana sahip firmaların öne çıktığını söyleyen Çağlar, “Bazı üreticiler üretimlerini kıstı, bazıları ise tamamen durdurmuş durumda. 2025 yılında ne yazık ki yeni inşaatlar da başlamadı” dedi.

İşçilik maliyeti yüzde 15’ten Yüzde 54’e çıktı

Geçmişte üreticiler için en büyük gider kaleminin enerji olduğunu hatırlatan Çağlar, bugün bu tablonun tamamen tersine döndüğünü söyledi. Çağlar, “Geçmişte yüzde 10-15 seviyesinde olan işçilik maliyetimiz bugün yüzde 54’lere çıktı. Yani bugün bize 10 bin liraya mal olan bir klozetin 5 bin 400 lirası sadece işçilik gideri” dedi. Kalan maliyetlerin enerji, ham madde, ambalaj, amortisman ve diğer giderlerden oluştuğunu dile getiren Çağlar, “Bu tabloyla maliyetten avantajlı bir fiyat yaratma şansımız kalmıyor” diye konuştu.

2026 için umutluyuz

2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Çağlar, piyasanın yeniden hareketlenmesini umut ettiklerini söyledi. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin ve konut kredilerindeki düşüşün sektöre olumlu yansıyacağını ifade eden Çağlar, “Fuar katılımlarımıza, makine ve kapasite yatırımlarımıza devam ediyoruz. Türkiye’deki markaların artık sadece kapasite artışına değil, dünyada marka olmaya odaklanması gerekiyor” dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.