
İmar Planı Belirsizliği Manisa’nın Büyümesini Engelliyor
Mimarlar Odası Manisa temsilcisi Mahir Gülhan, yıllardır tamamlanamayan imar planlarının kentin gelişimini yavaşlattığını belirterek, belirsizliğin yatırımcıyı Manisa’dan uzaklaştırdığını söyledi.
Mimarlar Odası Manisa temsilcisi Mahir Gülhan, kentte uzun süredir çözülemeyen imar planı sorunlarının Manisa’nın gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi. İmar planlarının sık sık askıya çıkarılıp ardından geri çekilmesinin yatırımcı açısından güvensizlik yarattığını ifade eden Gülhan, bu belirsizliğin kentin geleceğini doğrudan etkilediğini vurguladı.
Manisa’da ilk kapsamlı planlama çalışmalarının 1989 yılında yapıldığını hatırlatan Gülhan, o dönemde bölgesel planlar hazırlanmasına rağmen kentin bütününü kapsayan geniş ölçekli bir planın oluşturulamadığını belirtti. 2012 yılından bu yana yeni bir imar planı hazırlanması için çalışmalar yürütüldüğünü ancak henüz kalıcı bir sonuca ulaşılamadığını dile getiren Gülhan, bu durumun yatırım ortamını zayıflattığını söyledi.

Yatırımcı başka illere yöneliyor
İmar planlarındaki belirsizliğin yatırımcıları tedirgin ettiğini söyleyen Gülhan, Manisa’daki bazı büyük yatırımcıların da bu nedenle farklı illere yönelmeye başladığını ifade etti. Pandemi sonrası dönemde Manisa’nın önemli bir yatırım potansiyeline sahip olduğunu dile getiren Gülhan, Organize Sanayi Bölgesi’ne yapılan büyük yatırımların kentin önünü açabilecek gelişmeler olduğunu kaydetti.
Özellikle BYD firmasının yatırımının hem Türkiye’de hem de dünyada dikkat çektiğini belirten Gülhan, buna rağmen Manisa’nın bu gelişmeye yeterince hazırlanamadığını söyledi.
Beyaz yakalılar Manisa’da yaşamıyor
Manisa’nın önemli sorunlarından birinin de beyaz yakalı çalışanları kentte tutamamak olduğunu belirten Gülhan, birçok çalışanın İzmir’de yaşayıp Manisa’ya çalışmaya geldiğini ifade etti.
İzmir’e yakınlığın bir yandan avantaj sağlarken diğer yandan dezavantaj yarattığını söyleyen Gülhan, “Beyaz yakalı çalışanlara hitap edecek konutlar ve yaşam alanları oluşturamadığımız için insanlar İzmir’de yaşamayı tercih ediyor” dedi.
Konut ihtiyacı değişti
Organize Sanayi Bölgesi tarafından başlatılan 3 bin toplu konut projesinin önemli bir adım olduğunu belirten Gülhan, Manisa’da konut üretiminin uzun yıllar daha çok lüks projeler üzerinden ilerlediğini söyledi. Günümüzde ise daha geniş kesimlerin ulaşabileceği ekonomik konutlara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
2. Sayfa
Manisa’nın Osmanlı döneminde şehzadelerin yetiştiği önemli bir şehir olduğuna dikkat çeken Gülhan, kentin tarihi değerlerinin yeterince tanıtılamadığını söyledi. Osmanlı döneminden kalma çok sayıda önemli eserin kentte bulunduğunu belirten Gülhan, bu yapıların bir kısmının bugün apartmanların arasında sıkışıp kaldığını ifade etti.
Gülhan, “Manisa’da Mimar Sinan’ın eseri olan bir yapı var ancak birçok kişi bunun farkında bile değil. Tarihi yapıların ortaya çıkarılması, meydan düzenlemeleri ve dijital tanıtım çalışmaları yapılması gerekiyor. Dışarıdan gelen bir ziyaretçi bu eserleri kolayca bulup gezebilmeli” diye konuştu.
Tarım ve kentleşme dengesi
Manisa’nın coğrafi yapısının da planlama açısından önemli zorluklar barındırdığını söyleyen Gülhan, Gediz Ovası’nın tarım açısından büyük önem taşıdığını hatırlattı. Bir yandan kentin gelişim alanı olarak öne çıkan bu bölgede, tarım politikaları ile şehir planlama kararları arasında çelişkiler bulunduğunu belirten Gülhan, bu durumun dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi.
Bazı bölgelerin taşkın alanı içerisinde kaldığını da hatırlatan Gülhan, ovada yapılacak yapılaşmanın çok yönlü ve dikkatli biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Şehir çeperlere doğru büyümeli
Manisa’nın gelişim yönünün daha çok şehir çeperlerine doğru olması gerektiğini ifade eden Gülhan, yeni yerleşim alanlarının toplu ulaşım sistemleriyle merkeze bağlanmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Bu kapsamda tramvay gibi ulaşım sistemlerinin de planlamalarda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
10 değil, 50 yıllık planlara ihtiyaç var
Manisa’nın son yıllarda yoğun göç alan bir şehir olduğunu belirten Gülhan, geçmişte yapılan birçok yapının estetik kaygılardan çok günü kurtarma amacıyla üretildiğini söyledi. 2010 yılında planlanan Güzelyurt bölgesinin kısa sürede dolduğunu hatırlatan Gülhan, “10 yılda o bölgede yer kalmadı. Bu nedenle Manisa’nın 10 yıllık değil, en az 50 yıllık planlara ihtiyacı var” dedi.
Deprem riskine dikkat çekti
Kentte kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirten Gülhan, olası bir depremde mevcut yapı stokunun ciddi risk taşıdığını ifade etti. Manisa Mimarlar Odası olarak kentin sağlıklı gelişimi için her türlü çalışmaya destek vermeye hazır olduklarını söyleyen Gülhan, planlı ve sürdürülebilir bir kentleşmenin Manisa’nın geleceği için hayati önem taşıdığını vurguladı.




HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.