1. HABERLER

  2. İMAR

  3. Urla Karantina Adası İmara Mı Açılacak?
Urla Karantina Adası İmara Mı Açılacak?

Urla Karantina Adası İmara Mı Açılacak?

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu İzmir’in Urla İlçesi’nde bulunan Karantina Adası’nın bazı bölümlerinin SİT derecesini düşürdü.

A+A-

İzmir’in Urla İlçesi’nde bulunan mülkiyeti hazineye ait Sağlık Bakanlığı’na tahsisli Karantina Adası’nda planlara yönelik SİT derecesi değişikliği kafaları karıştırdı.

Egede Sonsöz'de yer alan habere göre; Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu bazı yerlerde SİT'i 2. dereceye düşürdü. Daha önce Urla Belediyesi’ne kurum görüşü soran koruma kurulu olumsuz yanıt almış, talep meclis kararıyla eski Belediye Başkanı Sibel Uyar döneminde reddedilmişti. Kurul, belediyenin olumsuz görüşüne rağmen SİT derece değişikliğini açıkladı. İlgili karar belediyeye gönderilirken ihtisas komisyonlarında yine duruma olumsuz görüş bildirildi.

Koruma kurulu derece değişikliğine dayanak olarak mevcutta bulunan hastane binaları ve tesislerde yenileme yapılmasına vurgu yaparken adaya giden yoldaki çökme ve kaymalara da işaret etti. Öte yandan, Klazomania Kazı Başkanlığı yolun kazıklı yol haline getirilmesine şerh koymuş, perde duvarların müze müdürlüğü gözetiminde çalışmasına onay vermişti.

BELEDİYE BAŞKANI: MÜZE YAPALIM!

Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz, koruma kurulunun talebi karşısında ilgili müdürlüklerin ve ihtisas komisyonlarının çalışma yaptığını belirtirken, “Teknik arkadaşlarımız paftaları karşılaştırınca sadece hastane ve idare binasıyla ilgili değil bazı yerlerde yapılaşma da tespit etmişler. Bununla ilgili bana bilgi verdiler. Zaten belediyemizin talebe olumsuz görüşü vardı. Biz bu görüşümüzü tekrarlıyoruz. Karantina Adası, Urla Belediyesi’ne tahsis edilmelidir. Burasının müze olmasını istiyoruz. Dünyada sayılı olan bu eserleri korumamız gerekiyor” dedi.

TARİHİ GEÇMİŞİNDE NE VAR?

Urla’da bulunan Karantina Adası hem ülke hem de dünyada sayılı yerlerden birisi olarak biliniyor. 18.yüzyıl ortalarına doğru Avrupa ve Asya’da veba ve kolera başta olmak üzere pek çok salgın hastalık görülünce o dönemlerde bu hastalıklardan korunmak amacıyla tüm şehirlere giriş çıkışlar sıkı bir denetim altında tutulmakta ve bu salgın hastalıklara karşı her türlü önlem alınmaya çalışılmaktaydı. Şehirlerde bu kadar çok önlem alınmasına karşın hastalıklar deniz ticaretinde kullanılan gemiler ve gemi personeli tarafından başka ülkelerden taşınarak, büyük salgınlara yol açıyordu. Avrupa ülkeleri de gemilerle kendilerine ulaşan bu salgın hastalıklardan korunmak amacıyla dış ülkelerden gelen gemileri limana girmeden önce 40 gün kadar açık denizde bekletiyordu. Daha sonra bu uygulamadan vazgeçilerek gemi personelinden hastalık şüphesi olduğu düşünülenler, yaklaşık yedi gün gözlem altında tutulduktan sonra işlerinin başına dönmesine izin veriliyordu. Bunu uygulamak içinde hastane yerleşiminden ayrı olarak karantina denilen binalar inşa edilir ve hastalık şüphesi taşıyanlar, diğer arkadaşlarından izole edilerek uygun bir süre buralarda tutulurlardı.

Urla’da bulunan karantina binaları Osmanlılar tarafından Fransızlara yaptırılmıştır. Binalar hazırlanınca sahil ve hudutlar sağlık ekipleri tarafından başlayan çalışmalar 1950 senesine kadar aralıksız olarak sürdürüldü.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.