2005 yılında Harun Oklay tarafından kurulan ve 2012 yılında Bürotime bayiliği ile Oklay Mobilya kimliği altında faaliyetlerini sürdüren şirket, İzmir Karabağlar’daki merkezinde hizmet vermeye devam ediyor. Firmanın ikinci kuşak yöneticilerinden İç Mimar Karya Oklay, hem şirketin gelişim sürecini hem de ofis mobilyası sektöründeki dönüşümü değerlendirdi.
Karabağlarda 5 katlı 1.500 metrekarelik mağazada faaliyet gösterdiklerini aktaran Oklay, 12 kişilik ekipleriyle hem satış hem de montaj süreçlerini yönettiklerini, satışlarının büyük ölçüde saha çalışmaları ve referans sistemiyle ilerlediğini dile getirdi.
Oklay Mobilya’nın faaliyet alanının yalnızca ürün satışıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Karya Oklay, markanın sunduğu hizmet anlayışını bütüncül bir perspektifle değerlendirdi. Mekânları baştan sona ele aldıklarını belirten Oklay, “Biz sadece ofis mobilyası satmıyoruz; çalışma alanlarını bir bütün olarak tasarlıyoruz. İç dekorasyondan duvar kâğıdına, zemin uygulamalarından tavan çözümlerine kadar tüm süreci kapsayan anahtar teslim iç mimarlık hizmetleri sunuyoruz. Aslında biz, ürünün ötesinde bir tasarım anlayışı ve yaşam alanı deneyimi sunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Müşteri sürecin her anında destek alıyor
Bayilik sistemi gereği fiyatlar ve termin sürelerinin standart olduğunu belirten Oklay, rekabette asıl farkı hizmet kalitesi ve satış sonrası destekle yarattıklarını vurguladı. Müşteri memnuniyetini sürecin merkezine koyduklarını ifade eden Oklay, “İlk temastan itibaren müşterimizin yanında yer alıyoruz. Tasarım aşamasından satış sonrasına kadar kesintisiz destek sunuyoruz. Ücretsiz mimari danışmanlık hizmetimizle projeleri üç boyutlu olarak hazırlıyor, müşterilerimizin ortaya çıkacak sonucu önceden deneyimlemesini sağlıyoruz. Satış sonrası hizmette gösterdiğimiz özen ise bizi rakiplerimizden ayrıştıran en önemli unsur” dedi.
Son yıllarda ofis mobilyası anlayışında köklü bir dönüşüm yaşandığına dikkat çeken Karya Oklay, değişen ihtiyaç ve beklentilerin sektöre yön verdiğini ifade etti. Geleneksel ofis kavramının yerini yaşam odaklı tasarımlara bıraktığını belirten Oklay, “Artık yalnızca ofis mobilyası değil, çalışanların günün büyük bölümünü geçirdiği yaşam alanları tasarlanıyor. Bu nedenle konfor ve ergonomi her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. Akıllı masalar, temasız şarj üniteleri ve gizli depolama çözümleri gibi teknolojik detaylar öne çıkarken; koltuk ve sandalyelerde ise maksimum konfor beklentisi belirleyici oluyor” dedi.
Renklerde doğallık ve enerji ön planda
Ofis tasarımlarındaki renk trendlerine de değinen Oklay, geçmişe kıyasla önemli bir değişim yaşandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Eskiden daha koyu ve klasik renkler tercih edilirdi. Bugün ise daha canlı, enerjik ve doğal tonlar öne çıkıyor. Toprak tonları ve pastel renkler sıkça tercih ediliyor. Doğadan ilham alan renk paletleri ofislerde daha fazla kullanılmaya başlandı.”
Bürotime’ın gücü: kalite, hız ve sürdürülebilirlik
Bürotime markasının sektördeki güçlü konumuna da dikkat çeken Oklay, markayı öne çıkaran unsurları kapsamlı şekilde değerlendirdi. Fiyat-performans dengesinden ödün vermeden kaliteyi sürdürülebilir hale getirdiklerini belirten Oklay, “Dayanıklı malzeme kullanımı ve Greencard sertifikası gibi çevreye duyarlı üretim standartları Bürotime’ı farklı bir noktaya taşıyor. 140 bin metrekarelik üretim kapasitesine sahip olan marka, yaklaşık 4 haftalık üretim süresiyle de sektörde hızlı termin avantajı sunan firmalar arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.
Home ofisten iş yerlerine dönüş arttı
Pandemi döneminde artan home ofis talebinin son dönemde azaldığını belirten Oklay, şirketlerin yeniden ofise dönüş sürecine girdiğini söyledi: “Artık çalışanlar tekrar ofislere dönüyor. Bu da ev konforunun ofise taşınması talebini artırıyor. Kullanıcılar hem estetik hem de konforlu çalışma alanları istiyor.”
Hedef: yurt dışı pazarında büyüme
Oklay Mobilya’nın gelecek hedeflerine de değinen Karya Oklay, yurt dışı satışlarını artırmayı planladıklarını belirterek, sektörle bağlantılı yeni yatırım alanlarının da gündemlerinde olduğunu ifade etti.