İran savaşının başta inşaat olmak üzere; tüm sektörleri olumsuz etkilediğini belirten Öncü, 2026'nın ilk yarısında gayrimenkul sektöründe bir küçülme yaşandığına dikkat çekti. Sektör paydaşları olarak faiz indirimi ve enflasyonun düşmesini beklediklerini kaydeden Barış Öncü sözlerine şöyle devam etti: “Sektörün toparlanması ancak alım gücünün artmasıyla olur. Bunun için faizlerin ve enflasyonun inmesi gerekiyor. Öte yandan yaşanan savaş da satışları olumsuz etkiledi. Bu savaşın gayrimenkul sektörü açısından bir taraftan olumsuz bir taraftan da olumlu yansımaları oldu. Bu süreçte Dubai'de iş yapamayan gayrimenkul danışmanları yeni bir arayışa geçti. Savaştan olumsuz etkilenen Dubai'den İzmir'e profesyonel gayrimenkul pazarlaması yapan alım heyetleri geldi. Dubai, Katar, Umman ve Suriyeli alıcılara satış da yaptık. Ama genel anlamda sektörümüz artık dış piyasadan az bir pay alıyor. Bundan 5 yıl önce konut talep eden İranlı kitlesi varken artık kalmadı. Dubai gibi sıkıntı yaşayan körfez sermayesi güvenli liman arayışında. Bunu ülkemiz açısından sürdürülebilir bir avantaj olarak kullanmalıyız”
İnşaatlar Yüzde 50 Oranında Durdu
Şu anda sektörün ana satış odağının iç piyasa olduğuna dikkat çeken Barış Öncü, “Bizim beklentilerimiz maalesef yılın ilk yarısında savaşın yarattığı ekonomik nedenlerle gerçekleşmedi. İnşaat sektörünün yaklaşık yüzde 50'si önünü net göremediği için şu anda duraklamış durumda. Bunu ruhsat müracaatlarının azalmasından da anlayabiliyoruz. Normalde müteahhit ruhsat başvurusu yaptığı gün ruhsatı çıksın, hemen işe başlasın ister. Çünkü enflasyonist ortamda para her gün değer kaybediyor. Yatırımın maliyeti her gün artıyor. Ama artık öyle bir noktadayız ki; 'Ruhsat çıkmasa da olur zaten kime satacağım' noktasına vardı iş. Özellikle İzmir özelinde baktığımızda çok az devam eden inşaat var ve yeni yatırım yok denecek kadar az. Ama hep bir beklenti içindeyiz. Eylül ayından itibaren ülkemizde Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapacağı öngörüleri ekonomi çevrelerinde ve sektörümüzde konuşuluyor. Ankaradaki NATO zirvesi ile birlikte ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılacağı yönündeki söylemleri bile sektörde olumlu bir hava estirmeye başladı” diye konuştu.
Yatırımcılar Zam Gelmeden Harekete Geçmeli
Piyasanın beklediği faiz indirimi ve kredi musluklarının açılmasıyla konut fiyatlarının da kademeli olarak yükseleceğini dile getiren Barış Öncü şu ifadeleri kullandı: “Yatırımcılar her zaman güven arar. Ülkemiz ve dünyadaki ekonomi gidişatta olumlu bir hava estiğinde inşaat sektörü de canlanır. Bu olumlu hava bugün esmeye başlasa 2 - 3 ayda biz ancak bunun etkisini alırız. Çünkü yatırımcı önce piyasayı izleyecek, görecek ve bunun yansımalarını hissedecek. Ondan sonra gelecek ev satın alacak. Oysa, beklentiler gerçekleşip faiz ve enflasyon düştüğünde konut fiyatları da artacak. Çünkü biz şu an neredeyse bütün bir sektör olarak ürettiğimiz evleri maliyetinin bile altında fiyatlara satıyoruz. Ama kredi muslukları açılınca, para bollaşınca bu fiyatlara ev bulmak mümkün olmayacak. Şu an alıcılar için alım zamanı ve Eylül ayı da yaklaşıyor. Eğer gerçekten gayrimenkule yatırım yapmak isteyen, oturum amaçlı ihtiyacı olanlar varsa bir an önce konut fiyatları artmadan harekete geçmelerini öneriyoruz. Faizin yüksek olduğunu düşünen alıcılar, faiz indirimine gidildiğinde bankalar üzerinden refinansman yaparak, kredi faiz ve aylık ödemelerini istedikleri kadar yeniden yapılandırabilir. Ayrıca halen firmaların sunmuş olduğu düşük peşinat ve aylık sabit ödemeli, 24 aya varan sıfır faizli kampanyalarından da faydalanabilirler”
İlk 6 Ayda Demir Yüzde 10 Çimento Fiyatları Yüzde 50 Zamlandı
Ocak 2026'dan Haziran sonuna kadar girdi maliyetlerindeki artışın hız kesmediğine dikkat çeken Öncü, “İnşaat sektöründeki en büyük maliyetlerimiz arasında bulunan demir 6 ayda yüzde 10, çimento ise yüzde 50 zamlandı. Enflasyonun yüzde 30 olarak açıklandığı bir ortamda, bu artışlar inşaat sektöründe hem maliyet, hem de talep krizini derinleştirdi. Bu konuda gerek bakanlık ve ilgili merciler nezdindeki itiraz ve başvurularımızı yaptık; üretimden gelen gücümüzü kullanarak sesimizi duyurmaya devam edeceğiz” diye konuştu.