Konut piayasında son dönemde önemli bir beklenti var o da emlak vergisinde artış olması. Bina metrekare normal inşaat maliyet bedellerinde yapılan yüzde 27,26'lık artış, gayrimenkul sahipleri ile kiracıların gündemine oturdu.
Arsa rayiç değerlerindeki güncellemelerle birleştiğinde 2027 yılı emlak vergilerinde yaklaşık yüzde 50 oranında bir artış tablosu öngörülüyor. Sektördeki son gelişmeleri Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a değerlendiren Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, vergilendirme kriterlerini ve muafiyet şartlarını ayrıntılarıyla aktardı.
Bina inşaat maliyetlerindeki yüzde 27,26'lık artışın her taşınmaz sahibi için aynı tutarda bir yükseliş anlamına gelmediğini belirten Şenay Araç, hesaplama sürecinde birden fazla parametrenin devreye girdiğini ifade etti.
Emlak vergisinin belirlenmesinde yapının yaşı, yıpranma payı, inşaat sınıfı (lüks, birinci sınıf, ikinci sınıf vb.), arsa değeri ve belediyelerin belirlediği rayiç bedeller ana etkenleri oluşturuyor.
Konum farkının vergi tutarlarındaki belirleyici rolüne dikkat çeken Araç, aynı metrekareye sahip olsalar bile Etiler ile Beylikdüzü'ndeki konutların vergilerinin eşit olmayacağını, hatta Etiler içinde cadde üzeri ile ara sokakta yer alan mülkler arasında dahi arsa rayiç bedeli kaynaklı farklar doğacağını vurguladı.
2026 yılındaki arsa rayiç bedeli güncellemelerine eklenen bina maliyet artışlarıyla birlikte 2027 yükünün katlanacağını öngören Araç, şahsi değerlendirmesini şu sözlerle paylaştı:
"2026 yılında zaten arsa rayiç bedelleri güncellenmişti. Buna şimdi bina maliyet artış oranı da eklendiğinde, benim şahsi görüşüm 2027 yılında ödenecek emlak vergisinin bu yıl ödenen verginin ortalama yüzde 50 civarında üzerine çıkabileceği yönündedir.”
“Örneğin bu yıl yıllık toplam 10 bin TL emlak vergisi ödeyen bir vatandaşın, 2027 yılında yaklaşık 15 bin TL ödeme ihtimali olabilir. Ancak bunu en doğru şekilde 2027 Ocak ayında bağlı bulundukları ilçe belediyelerinden öğrenebilirler.”
Sistemde yer alan muafiyet koşullarına da değinen Şenay Araç, tek konut sahipleri için şartların korunduğunu hatırlattı. Brüt 200 metrekareyi aşmayan tek konuta sahip olan emekliler, hiçbir geliri olmayanlar, engelliler, gaziler ile şehit yakınları, yasal koşulları sağladıkları takdirde emlak vergisinden muaf tutulmaya devam ediyor.
Buna karşın birden fazla konut, iş yeri veya arsası bulunan yatırımcılar için mali yükün belirgin şekilde artacağı öngörülüyor.
Vergi oranlarındaki değişimin konut alım-satım kararlarını doğrudan olumsuz etkilemeyeceğini belirten Araç, barınma amacıyla ev alan vatandaşların bu durumdan etkilenmeyeceğini dile getirdi.
Gayrimenkulün zamanla değer kazanarak enflasyon karşısında vergiyi makul seviyeye çektiğini ifade eden uzman, Türkiye'deki emlak vergisi oranlarının birçok Avrupa ülkesindeki tutarların yaklaşık yarısına denk geldiğini kaydetti.
Emlak vergisindeki yükselişin kiralara yansıma ihtimalini de değerlendiren Araç, kira fiyatlarının temel belirleyicisinin lokasyon ile arz-talep dengesi olduğunu, bu sebeple vergi artışının kiralara doğrudan bir zam olarak yansımayacağını açıkladı.
KAYNAK: YENİÇAĞ