Çeşme’de 9 yıldır villa projeleri üreten İmerek Yapı’nın Kurucusu Ozan Erdoğan inşaat sektörüne 2015 yılında iş güvenliği uzmanı olarak adım attı. Çalıştığı inşaat firmasının sahibinin ‘benim şantiyemi sen yönet’ demesiyle inşaatın her alanında yer aldı. 2 yılda güçlü bir bilgi birikimi edinip inşaatın tüm aşamalarında uzmanlaştıktan sonra kendi şirketini kurmaya karar verdi ve 2017 yılında İmerek Yapı’yı kurarak ilk projesini hayata geçirdi.
İlk projelerini Yalı Mahallesi'nde, Mistral Sitesi içerisinde denize 50 metre mesafede yer alan arsa içerisinde iki adet lüks tripleks villa olarak hayata geçirdiklerini belirten Ozan Erdoğan, sektöre güçlü bir başlangıç yapmayı hedeflediklerini söyledi.
Erdoğan, “Müteahhitlik sektöründeki yolculuğumuza bu projeyle adım attık. İlk işimiz olması nedeniyle sürecin her aşamasına büyük bir titizlikle yaklaştık. Kaliteden taviz vermeden, sektördeki en iyi markaların malzemelerini tercih ettik. Modern mimariyi konfor ve teknolojiyle buluşturmak amacıyla villalarımızı akıllı ev sistemleriyle donattık. Bizim için bu proje yalnızca iki villa inşa etmekten ibaret değildi; aynı zamanda gelecekte ortaya koyacağımız işlerin kalite standardını belirleyen bir referans proje niteliğindeydi. Bu nedenle tasarımdan uygulamaya, malzeme seçiminden işçilik detaylarına kadar her noktada en yüksek kaliteyi hedefledik” dedi.
Yap-sat projeleri ve taahhüt alanında hizmet verdiklerini ifade eden Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü, “Zorlu piyasa koşullarına rağmen 11 adet villayı taahhüt ettiğimiz sürede teslim ederek, tedarikçilerimize verdiğimiz sözleri tutarak sektörde iyi bir yer edinmeyi başladık. Şu anda devam eden bir villa projemiz mevcut. İnşaat yasakları başladığından dolayı bu projemizi durdurduk. Eylül ayında inşaata kaldığımız yerden devam edeceğiz.”
Uzun ömürlü ve sorunsuz yapılar
Asıl mesleğinin kimyagerlik olduğunu belirten Ozan Erdoğan, bu birikiminin inşaat sektöründe özellikle yapı kimyasalları ve izolasyon uygulamalarında önemli avantaj sağladığını söyledi. Sektördeki yenilikleri yakından takip ettiğini ifade eden Erdoğan, “Kimya eğitimi almam nedeniyle yapı kimyasalları konusunda detaylı bilgiye sahibim. Bu da projelerimizde doğru ürünleri seçme ve uygulama konusunda bize önemli bir avantaj sağlıyor. Yapı kimyasalları sektöründeki gelişmeleri ve markaların yeni ürünlerini sürekli takip ediyorum. Her projenin ihtiyacı farklı olduğu için, inşa ettiğimiz yapıya en uygun ürünü belirleyerek kullanmaya büyük özen gösteriyoruz. Özellikle müstakil yapılarda su, ses ve ısı izolasyonu en kritik konuların başında geliyor. Rutubetin oluşmasını engellemek, yapının taşıyıcı sistemini korumak ve binanın ömrünü uzatmak için kaliteli su izolasyonu uygulamaları yapıyoruz. Bunun yanında Çeşme’ye gelen insanlar sakin ve huzurlu bir yaşam arıyor. Bu beklentiyi karşılamak adına ses izolasyonuna da büyük önem veriyoruz. Yaşam konforunu artıran, enerji verimliliği sağlayan ve uzun yıllar sorunsuz kullanılabilecek yapılar üretmeyi hedefliyoruz” dedi.
Bulunduğumuz lokasyona değer katıyoruz
Mimari proje sürecinde arazinin konumu, manzarası ve çevresel özelliklerini detaylı şekilde analiz ederek en verimli projeyi ortaya koymaya çalıştıklarını belirten Ozan Erdoğan, tasarım aşamasında profesyonel destekten de yararlandıklarını söyledi. Erdoğan, “Her arazinin kendine özgü özellikleri var. Bu nedenle projelendirme sürecinde yalnızca yapı üretmeyi değil, bulunduğu lokasyona değer katacak yaşam alanları oluşturmayı hedefliyoruz. Çeşme'deki deneyimli mimari proje ofisleriyle iş birliği yaparak projelerimizi geliştiriyoruz. Ayrıca tasarım sürecine daha fazla hakim olabilmek ve istediğimiz sonucu eksiksiz elde edebilmek adına AutoCAD, 3Dmax ve SketchUp programlarını kullanmayı öğrendim. Böylece hayal ettiğimiz yapıyı daha inşaat başlamadan tüm detaylarıyla görebiliyor, gerekli revizyonları hızlı şekilde yapabiliyoruz. Ayrıca kendi kalıp sistemlerimiz ve ekiplerimiz ile kaba inşaatı kendimiz yapıyoruz. Çünkü ince işler kabada başlar ve biz risk almak istemiyoruz. Bu yaklaşım hem proje kalitesini artırıyor hem de uygulama sürecini daha verimli hale getiriyor” diye konuştu.
1914’ten beri...
Ailesinin köklerinin 1914 yılına kadar uzandığını ve dört kuşaktır Çeşme’de yaşamlarını sürdürdüklerini belirten Ozan Erdoğan, “Ailemiz 1914 yılından bu yana Çeşme’de yaşıyor ve ticaret yapıyor. 100 yılı aşkın süredir bu topraklarda varlığını sürdüren bir ailenin ferdi olarak, yaşadığımız kente değer katmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu nedenle tüm yatırımlarımızı ve projelerimizi Çeşme’de hayata geçiriyoruz. Çeşme sadece iş yaptığımız bir yer değil, aynı zamanda geçmişimiz, kültürümüz ve aile mirasımızın merkezidir. Bu kentten kopmayı hiçbir zaman düşünmedik. Yıllar içerisinde oluşturduğumuz güven ilişkisi sayesinde bölge insanı da bizi yakından tanıyor ve projelerimize güven duyuyor. Biz de atalarımızdan devraldığımız bu itibarı korumak ve gelecek nesillere daha güçlü şekilde aktarmak için çalışıyoruz. Her projede Çeşme’ye yakışan, bölgenin değerini artıran ve uzun yıllar ayakta kalacak eserler üretmeye özen gösteriyoruz” dedi.