
Konutun Metrekare Üretim Maliyeti 40 Bin 500 TL’ye Çıktı
İnşaat maliyetleri artışını sürdürüyor. Konut fiyatları Mayıs ayında nominal olarak yüzde 24,5 artarken reel bazda yaklaşık yüzde 6 geriledi. Buna karşın konutun metrekare üretim maliyeti 40 bin 500 TL’ye çıktı.
Son yıllarda Türkiye'de konut fiyatları nominal olarak yükselmeye devam etse de enflasyondan arındırılmış verilere göre değer kaybı sürüyor. Buna karşılık inşaat maliyetlerindeki hızlı artış ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler, yeni konut projelerinin hayata geçirilmesini zorlaştırıyor.
EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, konut piyasasına ilişkin değerlendirmesinde, sektörün yüksek maliyetler ve faiz baskısı nedeniyle üretim tarafında sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirtti.
Yazıcı, mayıs ayında konut fiyatlarının yıllık bazda yüzde 24,5 artmasına rağmen reel olarak yaklaşık yüzde 6 gerilediğini hatırlatarak, bu tablonun özellikle yatırım amacı taşımayan ve kendi oturumu için ev almayı planlayan vatandaşlar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Son yıllardaki hızlı fiyat yükselişinin yerini daha dengeli bir piyasa görünümüne bıraktığını dile getiren Yazıcı, "Konutu yatırım aracı olarak değil yaşam amacıyla alacaklar için mevcut koşullar değerlendirilebilir." değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan üretim maliyetleri tarihi seviyelere ulaştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın şubat ayı verilerine göre konut inşaatında metrekare başına maliyet yaklaşık 40 bin 500 TL'ye çıktı.
Üreticiler Yatırımlarını Geri Kazanmakta Zorlanıyor
Yaklaşık 930 dolara karşılık gelen bu rakamın, geçen yıl aynı dönemde yaklaşık 20 bin TL seviyesinde olduğunu belirten Yazıcı, inşaat maliyetlerinin enflasyonun üzerinde artış gösterdiğine dikkat çekti. Konut, alışveriş merkezi ve ticari yapı maliyetlerinin birbirine yaklaşmasının sektör açısından sağlıklı olmadığını vurgulayan Yazıcı, üreticilerin yatırımlarını geri kazanmakta zorlandığını söyledi.

Yüksek faiz oranlarının sektördeki en önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Yazıcı, konut geliştiricilerinin projelerini büyük ölçüde satışlardan elde edilen gelirle finanse ettiğini, ancak satış hızının düşmesi ve kredi maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle yeni projelere başlama konusunda daha temkinli davrandıklarını ifade etti. Bu durumun konut arzını yavaşlattığını kaydetti.
Konut kredilerine erişimde yaşanan zorlukların yatırım amaçlı alımları azalttığını belirten Yazıcı, bunun uzun vadede kira piyasasına da yansıyacağını söyledi. Yeni yatırımcıların piyasadan uzaklaşmasının konut arzını daraltacağını ifade eden Yazıcı, arzın azalmasının ise kira fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturacağını dile getirdi.
Altın piyasasındaki hareketliliğin konut talebini ciddi ölçüde etkilemesini beklemediğini belirten Yazıcı, Türkiye'de gayrimenkulün uzun yıllardır güvenli yatırım araçlarından biri olarak görüldüğünü söyledi. Türk yatırımcısının gayrimenkule uzun vadeli yaklaştığını ifade eden Yazıcı, küresel piyasalardaki gelişmelerin Türkiye'deki konut talebine aynı ölçüde yansımadığını belirtti.
Kira Fiyatlarını Tek Başına Düşürmeye Yetmeyecek
Piyasada daha belirgin bir canlanmanın yılın son çeyreğinde görülebileceğini dile getiren Yazıcı, özellikle faiz indirimlerinin başlaması ve mortgage imkanlarının genişlemesi halinde mevduatta bekleyen tasarrufların yeniden konut sektörüne yönelmesini beklediklerini söyledi. Bu nedenle eylül ayı sonrasının sektör açısından kritik bir dönem olabileceğini ifade etti.
Mevcut hareketliliğin önemli bölümünün ise kentsel dönüşüm projelerinden kaynaklandığını belirten Yazıcı, "Yarısı Bizden" kampanyası gibi destek mekanizmalarının dönüşüm çalışmalarına ilgiyi artırdığını ve piyasadaki canlılığın büyük ölçüde bu projeler sayesinde sürdüğünü kaydetti.
Sosyal konut projelerinin önemli katkılar sağlayacağını ancak mevcut konut açığının büyüklüğü nedeniyle kira fiyatlarını tek başına düşürmeye yetmeyeceğini söyleyen Yazıcı, kalıcı bir rahatlama için konut arzının artırılması gerektiğini vurguladı. Arz-talep dengesinin henüz istenilen seviyeye ulaşmadığını belirten Yazıcı, bu nedenle kira piyasasında kısa vadede sert bir gerileme beklenmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.




HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.