1. HABERLER

  2. EMLAK GÜNDEMİ

  3. İzmir'de Depremden Sonra Gayrimenkul Tercihleri Değişti
İzmir'de Depremden Sonra Gayrimenkul Tercihleri Değişti

İzmir'de Depremden Sonra Gayrimenkul Tercihleri Değişti

İzmir'de 30 Ekim 2020'de gerçekleşen depremden sonra gayrimenkul tercihlerinde özellikle bahçeli konutlara bir yönelim oldu. Son iki sene içeresinde gayrimenkul sektöründe çok hareketli geçen günleri yaşayan izmir'i 2022 yılında neler bekliyor.

A+A-

Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Deniz Sipahi "Bu kabus Omicron ile bitebilir" başlıklı yazısının bir bölümünde İzmir depremi sonrasındaki gayrimenkul tercihlerini kaleme aldı. "Son İzmir depreminin travması hala devam ediyor." diyerek yazısına başlayan Sipahi devamında şunları yazdı...

Sonrasındaki gayrimenkul talebi de büyük değişime uğradı. Özellikle bahçeli konutların fiyatları ikiye, üçe katlandı. Yeni evlerin fiyatlarında da, kiralarında da astronomik artışlar gözlemleniyor. Bu arada kentsel dönüşüm projelerinde de artış var. Buna rağmen çok daha hızlı olmamamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü 6’larda bir deprem olmasına rağmen yıkıcı, kalıcı hasarlar oluştu. O yüzden kentsel dönüşümü hızlandırmalıyız.

Ama bunu yaparken de; bir master planla yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu arada bazı okurlardan gelen mesajları sizlerle paylaşmak isterim. Evleri 40 yaş ve üzerinde olan birçok kişi aynı endişeyi yaşıyor.
İşte o mesajlar biri; “Bayraklı depremi sırasında Karşıyaka sahiline bir kat eksik imar vermişlerdi. Depremden sonra Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Belediye’den gelen yetkililer bazı apartmanlara hasarsız, az hasarlı, çok hasarlı teşhisi koydular. Bizim apartmanımıza da hasarsız dediler. Oysa bizim apartmanımız 50 yaşından fazla... 50 yıl öncesi maddi durumu iyi olanlar bugün ancak geçinebilen, hatta aidatları bile ödemekte zorlanan insanlar... O yüzden hasarsız çıkması işlerine geldi. Çünkü hem bir kat eksik vermişlerdi, hem de gereken parayı verecek durumda değillerdi. Özel olarak yaptırdığımız yapı kontrol firmasından alınan sonuçlar binanın riskli olduğunu ortaya koydu. Ancak söylediğim şartlarda dolayı 60 günlük itiraz süresini geçirdik, az ve çok hasarlı apartmanlara verilen 2 kat fazlalık hakkını kaçırdık. Yetkililerin gözle yaptıkları analizler geçerli oluyor da; bizim bilimsel olarak yaptırdığımız riskli raporu yok sayılıyor.” Bence okurum haklı... Burada önemli olan tarih değil; binanın riskli olup olmadığıdır. Kentsel dönüşüm ilgili bu düzenlemeler güncellenmeli ve riskli bütün yapılar yenilenmelidir.

Çözüm sunmak da gerekir

Kentsel dönüşümle ilgili bu durumu bir planlamacı dostuma sordum. Dedi ki; “Önemli kararlar alındı ama eksiklikler var. İşte söylediğin bu örnekteki gibi... Türkiye’de 99 depremi öncesinde yapılan konutlarda mutlaka yenilenmeye gidilmeli. Hele bilimsel olarak kanıtlanmış binalar için yenilenme teşvik edilmelidir. Hasarlı, orta hasarlı binalar ödüllendiriliyor. Ama diğerleri cezalandırılıyor. Bunun karşısına da şu konuluyor. Kat artınca yoğunluk ve trafik artıyor deniliyor. Doğru olabilir ama bunun da alternatifleri var. Örneğin yapılacak evlere otopark zorunluluğu getirilebilir. Mutlaka bodrum yapılmalı. Perde betonlu, tecritli, radya beton kullanılarak otopark alanları yaratalım. Ve kentsel dönüşüm isteyen bütün binaları yenileyelim.” Şehir plancısı değilim.
Ancak uzmanlar böyle düşünüyor. Bu eski konutlarda oturanlar maddi imkanları düşündükleri için adım atamıyorlar. O zaman bu insanlara çözümler sunmak gerekir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.