1. YAZARLAR

  2. Av. Mehmet Çabuk

  3. Yargı Kararı İle İptal Edilen İmar Planlarına Göre İnşa Edilen Yapıların Hukuki Durumu
Av. Mehmet Çabuk

Av. Mehmet Çabuk

Hukuk Köşesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yargı Kararı İle İptal Edilen İmar Planlarına Göre İnşa Edilen Yapıların Hukuki Durumu

A+A-

Hak, çok genel anlamıyla, hukuken himaye edilmiş bir menfaattir.

Kazanılmış hakkı da, hukuk kurallarındaki değişikliklerin, bu kurallar getirilmeden önceki mevzuat hükümlerine göre tamamlanmış hukuki ilişki ve işlemleri etkilemeyeceği, bu işlemlerden bir kazanımı olan kişilerin bu kazanımlarının yeni hukuk kuralları karşısında korunması gerektiği şeklinde ifade etmek mümkündür.

İdarelerin, kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda, yasal düzenlemelere aykırı olmamak şartıyla düzenleyici işlem tesis etme yetkileri bulunmaktadır. Ancak, idareler bu konudaki yetkilerini kullanırken önceki düzenlemeler kapsamında kişilerin kazanılmış haklarını gözetmek durumundadırlar.

Bu bağlamda, bir hakkın yeni düzenlemeden önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması durumunda, kişilerin kazanılmış hakları oluşur ve bu haklarının korunması gerekir.  Bu durum, hukuk güvenliğinin ve hukuki istikrarın sağlamasının bir gereğidir.

Aynı şekilde, düzenleyici işlemin yargı kararı ile iptal edilmiş olmasının ona dayalı bireyselleşmiş tüm hukuki durumların da hukuken geçersiz olması sonucunu yaratmayacağı kuşkusuzdur.

Ancak hukuken sakat bir işlemin bundan yararlanan lehine kazanılmış bir hak doğurmasa da kişiler için sübjektif birçok etki ve sonuç doğuracağını da kabul etmek gerekmektedir.

İmar hukukunda kazanılmış haktan bahsedildiğinde, yürürlükteki imar planlarına duyulan güven ile sonradan verilen iptal kararı dolayısıyla korunması gereken kamu yararı, sağlıklı kentleşme, yargı kararlarının gereğini yerine getirme zorunluluğu birlikte değerlendirilmelidir.

İmar hukuk açısından, bir bölgenin yapı yoğunluğunu, düzenini ve esaslarını düzenleyen imar planlarına uygun olarak yapı ruhsatı alınarak inşaat yapılması esastır.

İmar işlerinde ilgililer yönünden kazanılmış hakların doğumunun saptanmasında; yapı ruhsatı, yapı kullanma izni gibi işlemlerin ve inşaata başlanmış ve tamamlanmış olup olmadığı, tamamlanmamışsa hangi seviyede bulunduğu ve bunların tarihleri önemli bir etkendir. Buna göre kişilerin imar işlerindeki haklarının kazanılmış bir hak teşkil edip etmediği konusunda bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

İnşaat ruhsatının alınmış olması tek başına kazanılmış hak için yeterli olmayıp, imar işlerinde kazanılmış hakkın saptanmasında, imar planının ilgili idarece değiştirildiği veya mahkemece iptal edildiği zamanda inşaatın fiilen bulunduğu aşama önem arz eder.

Düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarının, idarece kaldırılması veya değiştirilmesi durumunda, bu planların yürürlükte oldukları süre içerisinde ve bu planlara dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemler kişiler bakımından sübjektif nitelikte kazanılmış hak doğurur.

Aynı şeyi, imar planlarının mahkeme kararı ile iptali veya yürütülmesinin durdurulması durumu için de söylemek mümkündür.

İmar planının dava konusu olması durumunda, kazanılmış hak, verildiği anda hukuka uygun olan inşaat izninin tamamı için değil; yürütmenin durdurulması veya iptal kararı verilinceye kadar binanın fiilen yapılan kısmı için kabul edilmelidir.

Bu itibarla, inşaat ruhsatının düzenlenmesi kazanılmış hak için tek başına yeterli olmasa da İdare Mahkemesince iptal hükmünün verildiği tarihe kadar ilgilinin hatası, hilesi ya da kusuru olmadan yapıya devam edilmesi durumunda mahkeme kararına kadar inşaatın geldiği seviyenin, yapının fiili durumunun kazanılmış hak olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, inşa edildiği tarihte yürürlükte bulunan plana ve ruhsata uygun olan yapının idarece, plan değişikliği veya mahkeme kararı ile iptali sonrasında yıkılması durumunda, mevcut plana güvenen ve bu plana göre ruhsat alıp yapısını inşa eden iyi niyetli kişilere inşaatın bedelinin, planı yapan ve ruhsatı veren idarece ödenmesi gerekmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.