Gayrimenkul Uzmanı Mert Başaran, yatırımcıların zirve fiyatlardan alım yapma eğiliminin risklerine değinerek, önümüzdeki dönemde gayrimenkulün yeniden yükselişe geçebileceğini vurguladı. Son dönemde altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişin kalıcılığına dair soruları yanıtlayan Başaran, fiyatların geleceğine dair kesin tahminlerin yanıltıcı olabileceğini belirtti.
Başaran, "Başladığı yere dönmesi çok zor. Bizim halkımız şeyi seviyor; kahveyi içerken bile ne zaman evlenileceğini, ne zaman çocuk doğacağını merak ediyoruz. Gelecekten haber alamayız ama ekonomistlere şunlar soruluyor; altın 10.000 TL ne zaman olacak? Altın 2.500 TL ne zaman olacak? Bunları hiçkimse bilemez. Bunların hepsi izlenmek için 'clickbait' dediğimiz şeyler" dedi.
Yatırımcıların sepet yapması gerektiğini hatırlatan uzman, "Biz toplum olarak bir şey ucuzken almıyoruz, zirvedeyken alıyoruz! Altın bu kadar arttıktan sonra bakmıyorum bile." diyerek piyasa psikolojisine dikkat çekti.
Döviz biriktirenlere de uyarılarda bulunan Başaran, doların son yıllarda enflasyon karşısında değer kaybettiğini ifade etti: "Doları olanlar çok ciddi zararda. Dolar ortalama 2-3 yıldır faiz ya da enflasyon nedeniyle zarar etti. Geçen yıl dolar tutan, 1 milyon TL'sinin 350 bin TL'sini yaktı, ziyan etti! Dolar bir yatırım aracı değildir. Dolar artsa da para kaybedersiniz."
TALEP VARSA FİYAT ARTAR
Gayrimenkulün her zaman en sağlam limanlardan biri olduğunu savunan Başaran, faiz oranlarının düşmesiyle birlikte konut fiyatlarının hızla yükseleceğini öngörüyor. İçinde bulunduğumuz dönemin alıcılar için bir fırsat olduğunu belirten Başaran şu ifadeleri kullandı: "Faiz düştüğü an da fiyatlar artacak. O zaman da geç almış olacak. Altın ve borsada olan şey gayrimenkulde de aynı. Herkesin talep ettiği dönemde alırsanız fiyat artacak. Bugün seni kapıda karşılıyorlar, 'gel evimi al' diyorlar. Bu dönem pazarlık yapabileceğiniz bir dönem. Ama 1,5 yıl sonra, 2027 yılı içinde, seçim öncesinde faizlerin düşmesiyle, fiyatların arttığı, borsanın, gayrimenkulun coştuğu bir dönem olursa, o aynı evi alamayacağız. Faiz 1 puan düştüğünde o ev yüzde 20-30 artacak."
Yurt dışı gayrimenkul yatırımlarına mesafeli yaklaşan Başaran, demografik ve sosyal değişimlerin bu yatırımları riskli hale getirdiğini savundu: "Yurtdışından konut almak Türkiye için çok büyük bir sorun. Türkiye'nin 1 dolara bile ihtiyacı olduğu bir dönemden geçerken, bizim korkunç bir şekilde yurt dışına paramız gidiyor bu yöntemle. O para ülkeye dönmüyor bir de! Milli değil, tamamen ticari düşünsek bile çok mantıklı görmüyorum."
Ayrıca Avrupa'daki nüfus yapısına değinen Başaran, "5 yıl sonra bir sürü yurt dışından gayrimenkul almış insan, yanlış danışmanlar ve yanlış yer aldıkları için 'Yandım Allah' diyecek. 5 yıl önce 250.000'e aldıklarını 220.000'e satamayacaklar!" diyerek sözlerini noktaladı.
KAYNAK: YENİÇAĞ