Manisa Girişimci İnşaat Müteahhitleri Derneği (MAGİD) Başkanı Burhanettin Yaşar, derneğin 2009 yılından bu yana sektör temsilcileri ile kamu kurumları arasında köprü görevi üstlendiğini belirterek, temel amaçlarının sektörün sorunlarını doğru iletişim ve diyalog yoluyla çözüm mercilerine taşımak olduğunu söyledi. Derneğin, bugüne kadar belediye ile sektör temsilcileri arasında bağ kuran çok sayıda çalıştay ve toplantıya öncülük ettiğini ifade eden Yaşar, “Sorunların çözümüne giden sürecin doğru iletişimden geçtiğine inanıyoruz. Diyalog kanalları açık tutulduğunda çözüm üretmek mümkün” dedi.
Oda olma hedefimiz var
Hâlihazırda 178 üyeye sahip olduklarını belirten Yaşar, son dönemde derneğe yönelik üyelik başvurularında dikkat çekici bir artış yaşandığını ifade etti. Yoğun bir üye kazanım kampanyası yürütmediklerini ancak doğal bir büyüme süreci içinde olduklarını dile getiren Yaşar, takip sürecinin artırılması halinde 350–400 üyeye ulaşabilecek bir potansiyelin bulunduğunu söyledi. Uzun vadede oda statüsüne kavuşmayı hedeflediklerini belirten Yaşar, başkanlık görevinde ikinci dönemini tamamladığını da sözlerine ekledi. Bu süreçte dernek ofisinin yeniden aktif hale getirildiğini ve yerel yönetimlerle sürdürülen diyalog mekanizmasının kesintisiz şekilde devam ettirildiğini ifade etti.
Duyarsız kalmıyoruz
MAGİD’in yalnızca sektörel konularla sınırlı kalmadığını, sosyal sorumluluk alanında da aktif çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Yaşar, deprem sürecinde bölgeye gönderilen ilk yardım tırlarından birinin dernek üyelerinin katkılarıyla hazırlandığını belirtti. Bunun dışında da çeşitli ayni ve nakdi yardımlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Yaşar, afet dönemlerinde dayanışmanın önemine dikkat çekti. Eğitim alanında da bazı okulların fiziki altyapısına katkı sunduklarını ve öğrencilere destek olduklarını dile getiren Yaşar, dernek olarak yalnızca sektörün gelişimine değil, yaşadıkları kentin sosyal yaşamına da katkı sağlamayı önemsediklerini söyledi. Yaşar, “Yaşadığımız ilin sosyo-kültürel yapısına duyarsız kalmıyoruz. Tüm bu çalışmalar, gönüllü üyelerimizin katkıları ve dayanışmasıyla hayata geçiriliyor” ifadelerini kullandı.
Manisa’da en büyük sorun: İmar
Manisa’da en önemli başlıklardan birinin imar planları olduğunu dile getiren Yaşar, 1/5000 ölçekli planların askdan indiğini, 1/1000 ölçekli uygulama planlarına yönelik çalışmaların ise devam ettiğini söyledi. Kentin hangi akslarda büyüyeceğinin büyük ölçüde netleştiğini ifade eden Yaşar, Manisa’nın turizm, sanayi ve tarım kenti kimliğinin nüfus artış hızını da beraberinde getirdiğini belirtti.
2018 yılından bu yana hem Türkiye’de hem de dünya ekonomisinde yaşanan dalgalanmalara rağmen konut talebinin canlılığını koruduğunu vurgulayan Yaşar, yeterli miktarda imarlı arsa üretilememesinin konut arzını sınırladığını ifade etti. Bu durumun arsa fiyatları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirten Yaşar, imar sorunlarının aşılması halinde Manisa’nın gelişim potansiyelinin daha da güçleneceğini söyledi.
Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde kentte güçlü bir konut talebi oluşmasını beklediklerini dile getiren Yaşar, planlama süreçlerinin tamamlanmasının sektör açısından yeni yatırımların önünü açacağını sözlerine ekledi.
Yeni yapılaşma aksları
Kentte yapılaşmanın özellikle Fatih Mahallesi, Hafsa Sultan Mahallesi ve Muradiye aksında yoğunlaşacağını belirten Yaşar, Muradiye bölgesinde geçmişte ciddi altyapı sorunları yaşandığını ancak Avrupa Birliği destekli bir projeyle altyapının yenilenme sürecine girdiğini ifade etti. Altyapı çalışmalarının hâlen devam ettiğini dile getiren Yaşar, sorunların tamamen ortadan kalkmasının ise belirli bir zaman alabileceğini söyledi.
Manisa merkezde, özellikle eski şehir bölgesinde hem yapı stoğu hem de trafik açısından önemli sorunlar bulunduğunu belirten Yaşar, bu bölgelerde mevcut yapıların yenilenmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Manisa’nın deprem fay hatları üzerinde yer alan bir kent olduğuna dikkat çeken Yaşar, kentsel dönüşüm süreçlerinde öncelikli tercihinin ada ve parsel bazlı dönüşüm olduğunu ifade etti. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise yerinde düzenleme modeliyle çözüm üretilmesi gerektiğini dile getirdi.
Çağdaş ve güvenli binalar üretiliyor
Yeni yönetmelikler ve güncel yapı sistemleri sayesinde yeni inşa edilen binalarda kalite açısından önemli bir sorun bulunmadığını belirten Yaşar, son yıllarda yürürlüğe giren düzenlemelerle birlikte yapı güvenliği konusunda ciddi ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti. Bu süreçte hem mühendislik uygulamalarının hem de denetim mekanizmalarının güçlendiğini dile getiren Yaşar, yeni yapıların güvenli ve çağdaş standartlara uygun şekilde inşa edildiğini sözlerine ekledi.