Konut sahibi olma hayaliyle bankaların kapısını çalan tüketiciler, kredi onay sürecinde faiz oranları ve taksit tutarları kadar "sigorta" kalemleriyle de karşılaşmaktadır.
Bankalar, kullandırdıkları yüksek tutarlı kredileri ve teminat altına aldıkları taşınmazları korumak amacıyla çeşitli sigorta poliçelerinin düzenlenmesini talep eder.
Ancak bu noktada tüketicilerin en çok merak ettiği soru şudur: Bu sigortaların hangileri yasal olarak zorunlu, hangileri bankaların ek güvence arayışıdır?
Konut kredisi kullanımında kanunen yaptırılması zorunlu olan tek sigorta Zorunlu Deprem Sigortası (DASK)’tır. 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu gereğince, bir konutun tapu işlemleri ve kredi süreci için DASK poliçesinin bulunması şarttır.
Depremin ve deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga veya yer kaymasının doğrudan neden olacağı maddi zararları karşılayan bu sigorta, her yıl yenilenmek zorundadır. DASK poliçesi olmadan bankaların kredi işlemlerini tamamlaması yasal olarak mümkün değildir.
Yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen, bankaların konut kredisi verirken neredeyse istisnasız talep ettiği bir diğer kalem Hayat Sigortasıdır. Bu sigorta, kredi kullanan kişinin vefatı veya kalıcı sakatlığı durumunda, kalan kredi borcunun sigorta şirketi tarafından bankaya ödenmesini sağlar.
Böylece borç, vefat eden kişinin mirasçılarına kalmaz ve banka alacağını tahsil etmiş olur. Tüketici Kanunu’na göre bankalar hayat sigortasını zorunlu tutamaz; ancak sigortasız kredi seçeneklerinde genellikle daha yüksek faiz oranları uygulanmaktadır.
Tüketicinin bu sigortayı bankadan yaptırma zorunluluğu yoktur; dışarıdan daha uygun fiyatlı bir poliçe getirerek bankaya sunma hakkı mevcuttur.
Bankalar, krediye konu olan taşınmazın yangın, hırsızlık, su baskını gibi risklere karşı korunması için Konut Sigortası yaptırılmasını da ister.
DASK sadece deprem temelli hasarları karşılarken, konut sigortası çok daha geniş kapsamlı bir koruma sunar. Bu sigorta da yasal bir zorunluluk değildir; ancak bankalar teminat altına aldıkları mülkün değerini korumak için bu poliçeyi kredi şartı olarak sunabilirler.
Kredi kullanan vatandaşların en büyük haklarından biri "serbest seçim" hakkıdır. Bankalar, sigorta poliçelerinin kendileri aracılığıyla yapılmasını dayatamaz. Tüketici, kredi şartlarına uygun teminatları içeren bir poliçeyi istediği sigorta şirketinden alıp bankaya ibraz edebilir.
Ayrıca, poliçelerin her yıl yenilenmesi sürecinde de fiyat araştırması yaparak en uygun seçeneğe yönelmek tüketicinin elindedir.