Kira Kontratı İmzalarken Nelere Dikkat Edilmeli?

Kiracı ile ev mülk sahibi arasında hukuki bağı kuran kira kontratı, doğru hazırlanmadığı takdirde hem kiracı hem de mülk sahibi için uzun süren yargı süreçlerine ve maddi kayıplara yol açabilir

Bir konut veya iş yeri kiralama süreci, sadece anahtar teslimi ve kira bedelinin ödenmesinden ibaret değildir.

Taraflar arasındaki hukuki bağı kuran kira kontratı, doğru hazırlanmadığı takdirde hem kiracı hem de mülk sahibi için uzun süren yargı süreçlerine ve maddi kayıplara yol açabilir.

Özellikle son yıllarda kira fiyatlarındaki hareketlilik ve yasal düzenlemelerdeki değişiklikler, kontrat imzalama aşamasını çok daha kritik bir hale getirdi. Peki, güvenli bir kiralama süreci için sözleşmede hangi detaylar yer almalı?

Sözleşme imzalanmadan önce yapılması gereken ilk ve en önemli adım, mülk sahibinin kimliğinin doğrulanmasıdır.

Kontratı imzalayan kişinin gerçekten tapu sahibi olup olmadığı veya yasal bir vekaletnameye sahip olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir. Aksi takdirde, yetkisiz bir kişiyle yapılan sözleşme hukuken geçersiz sayılabilir ve dolandırıcılık riskini beraberinde getirir.

Sözleşmede kira bedelinin net mi yoksa brüt mü olduğu, ödemenin hangi tarihlerde ve hangi banka hesabına yapılacağı açıkça belirtilmelidir.

En çok uyuşmazlık yaşanan konulardan biri olan kira artış oranı ise yasal sınırlar (TÜFE 12 aylık ortalaması) dahilinde sözleşmeye yazılmalıdır. Ayrıca, kira bedelinin banka üzerinden "kira ödemesi" açıklamasıyla gönderilmesi, ileride yaşanabilecek "ödeme yapılmadı" iddialarına karşı en güçlü kanıttır

Depozito bedeli, yasal olarak üç aylık kira bedelini geçemez. Bu tutarın hangi şartlarda iade edileceği ve mümkünse bir vadeli mevduat hesabında tutulacağı sözleşmeye eklenmelidir.

Ayrıca, evin teslim alındığı andaki durumu (boya-badana, kombi çalışır durumu, mutfak dolapları vb.) detaylı bir "demirbaş listesi" ile kayıt altına alınmalıdır. Mümkünse evin fotoğrafları çekilerek sözleşmeye ek yapılmalıdır; bu, tahliye sırasında haksız kesintilerin önüne geçer.

Apartman aidatı, ortak alan giderleri ve demirbaş niteliğindeki tamirat masraflarının (çatı onarımı, asansör yenileme vb.) kime ait olduğu net bir şekilde kararlaştırılmalıdır. Genel kural olarak, kullanım kaynaklı giderler kiracıya, mülkün değerini artıran kalıcı onarımlar ise mülk sahibine aittir.

Son dönemde mülk sahipleri tarafından sıkça talep edilen "tahliye taahhütnamesi", kiracının evi belirli bir tarihte boşaltacağını önceden kabul etmesi anlamına gelir.

Ancak bu belgenin kira kontratı ile aynı gün imzalanması hukuken tartışmalıdır. Kiracıların, içeriğini tam anlamadıkları veya tarih kısmı boş bırakılmış belgeleri imzalamaktan kaçınmaları hayati önem taşır.

Emlak Gündemi Haberleri

İMO İzmir Seçimlerini Çağdaş İnşaat Mühendisleri Grubu Kazandı
Aldığı Gayrimenkulü 5 Yıl İçinde Satanlar Dikkat!
Konut Kredisi Çekerken Hangi Sigortalar Zorunlu Tutulur?
Ticari Gayrimenkullerde Son Çeyrekte Reel Kayıp
İpotekli Konut Satışlarında Rota Enerji Verimliliğine Döndü