İzmir’de Yaşanan Konut Sorunu Üretim Değil, İhtiyaçla Uyumsuzluk

Prof. Dr. Ali Hepşen, İzmir’de konut üretiminin devam ettiğini ancak asıl sorunun arzın niteliği ve değişen hane yapısına uyumsuzluk olduğunu vurguladı. Hepşen, “Yeni rapora göre kentte konut var, fakat ihtiyaca uygun konut giderek azalıyor” dedi

Türkiye’de konut tartışmalarının çoğunlukla İstanbul merkezli yürütüldüğünü belirten Dünya Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Ali Hepşen, bu haftaki yazısında İzmir’de konut meselesinin farklı dinamiklerle şekillendiğine dikkat çekti. Hepşen, İzmir Kalkınma Ajansı adına hazırlanan “İzmir’de Konut Arz-Talep Dinamiklerinin Analizi ve Konut İhtiyacının Belirlenmesine Yönelik Bir Model Önerisi” başlıklı çalışmanın, kentin konut sorununu çok boyutlu biçimde ele aldığını ifade etti.

Rapora göre İzmir’de konut sorunu yalnızca üretim eksikliğinden kaynaklanmıyor. 2024 verilerine göre hanelerin yüzde 23,3’ü bütçesinin yüzde 30’undan fazlasını konut harcamalarına ayırırken, kiracıların yaklaşık yüzde 48’i erişilebilirlik sorunu yaşıyor. En düşük gelir grubunda ev sahipliği oranı yüzde 37,3’e gerilerken kiracılık oranı yüzde 47,1’e yükselmiş durumda.

Hane yapısı değişiyor, talep dönüşüyor

Çalışmada İzmir’de konut talebinin yapısal olarak değiştiği de ortaya kondu. 2014-2024 döneminde kentin tüm ilçelerinde ortalama hane büyüklüğü küçülürken, nüfus artışı sınırlı olsa bile hane sayısında ciddi artış yaşandı. Özellikle Seferihisar’da hane sayısındaki artış yüzde 100’ü aşarken Menemen, Torbalı, Menderes ve Urla’da da benzer yükselişler görüldü.

Tek kişilik ve küçük hanelerin artmasına rağmen mevcut konut stokunun yüzde 90’ının 3 ve 4 odalı konutlardan oluşması dikkat çekti. Buna karşın 1-2 kişilik hanelerin oranı yüzde 38’e ulaşmış durumda. Küçük konutların toplam stok içindeki payı ise yalnızca yüzde 6,5 seviyesinde kaldı. Bu tablo, konut arzı ile toplumsal ihtiyaç arasında ciddi bir uyumsuzluk olduğunu ortaya koyuyor.

Kıyı hattında kullanım biçimi değişiyor

Raporda ayrıca İzmir’de ikincil konut kullanımının klasik yazlık anlayışından uzaklaştığı belirtildi. Selçuk’tan Güzelbahçe’ye uzanan kıyı hattında bazı konutların yılın belirli dönemlerinde kullanıldığı, uzaktan çalışma ve değişen yaşam tercihleriyle yeni bir konut piyasasının oluştuğu ifade edildi.

Dönüşüm ve sosyal konut ihtiyacı büyüyor

Gecekondu bölgeleri ve kentsel dönüşüm alanlarının hâlâ önemli bir sorun alanı olduğunu vurgulayan Hepşen, bu bölgelerin sosyal kırılganlıkların ve mülkiyet tartışmalarının merkezinde yer almaya devam ettiğini belirtti. Özellikle merkezi ilçelerde dönüşüm ihtiyacı ile sosyal konut gereksiniminin birlikte ortaya çıktığına dikkat çekildi.

Önümüzdeki 25 yılda İzmir’de yaklaşık 985 bin yeni hanenin oluşmasının beklendiği, buna 380 bin konutluk dönüşüm ihtiyacının ekleneceği öngörülüyor. Böylece kentte toplam konut gereksiniminin 1 milyon 365 bine ulaşacağı hesaplanıyor.

Hepşen’e göre bu büyüklükte bir ihtiyacın yalnızca piyasa koşullarıyla çözülmesi mümkün görünmüyor. Çalışmanın en önemli katkısının ise konutu yalnızca üretim meselesi olarak değil; gelir düzeyi, hane yapısı ve yaşam biçimleriyle birlikte ele alması olduğu vurgulanıyor. İzmir’de konut tartışmasının artık “kaç konut üretildiği”nden çok “kimlerin nasıl ve nerede yaşayabildiği” sorusuna odaklanması gerektiği ifade ediliyor.

Emlak Gündemi Haberleri

Gayrimenkulde Dijital Dönüşüm: Üniversiteliler Sahaya İndi
Yapay Zekâ ABD’de Konut Piyasasını Uçurdu
Emlak Katılım Bankası Halka Arz Oluyor
Konut Kredileri Faizleri Yeniden Yükseldi
İspanya'da Kira Artışlarına Karşı Ulusal Grev Hazırlığı