Konut Fiyatları Yükselecek mi? Uzmanlardan Konut Alacaklara Altın Tavsiyeler

Konut Fiyatları Yükselecek mi? Uzmanlardan Konut Alacaklara Altın Tavsiyeler

Orta Doğu’da yaşanan savaşın sona ermesi beklenirken; gayrimenkul sektörü finansmana erişim ve arzdaki gerileme nedeniyle güç kaybını kısa vadede sürdürmesi beklenirken, uzun vadede karlı yatırım olacağına dair açıklamalar peş peşe geliyor

A+A-

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından dünyanın en pahalı gayrimenkullerinin bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri'nin Abu Dabi ve Dubai Emirlikleri, İran füzelerinin hedefi oldu. NTV'de yer alan bir habere göre; bölgede otellerde konaklama neredeyse bir şişe su parasına geriledi. Türkiye'ye doğrudan saldırı gerçekleşmese de 2 füze havada imha edilerek kırsal bölgelere parçaları düştü. İran'a yönelik sert açıklamalar gerçekleştirildi. Paranın rotası ise dolara dönmeye başladı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş rezerv para birimi olan doları piyasadan çekmeye başlayınca dolar yükselişe geçti.

Gayrimenkul sektörünü ilgilendiren faiz paradoksunda da Merkez Bankası'nın Mart ayını pas geçeceğini, faiz indirimlerine yaz ayları sonrasında başlayacağına dair beklenti oluştu. Bu da konuta olan talebin bir süre daha durgun kalacağı beklentisini ortaya koydu.

ekran-goruntusu-2026-03-10-105932.png

YATIRIM VE ÜRETİM KARARLARI ERTELENİYOR

 İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli "Gayrimenkul sektörü açısından savaşın etkisi doğrudan cephe hattından değil, ekonomiye yansıyan belirsizlik ve maliyet baskısı üzerinden ortaya çıkıyor. Türkiye gibi enerji ithalatına duyarlı bir ülkede petrol fiyatları yükseldiğinde bunun etkisini çok hızlı görüyoruz. Lojistik maliyetlerinden demir-çeliğe, üretim giderlerinden genel inşaat maliyetlerine kadar geniş bir zincir bundan etkileniyor. İşin bir de finansman tarafı var. Jeopolitik gerilim arttığında merkez bankaları daha temkinli davranıyor ve faiz indirimleri gecikebiliyor. Bu da konut kredilerinin pahalı kalması anlamına geliyor. Dolayısıyla savaşın sektöre en büyük etkisi talebin tamamen ortadan kalkması değil; belirsizlik nedeniyle yatırım ve üretim kararlarının ertelenmesi oluyor" dedi.

KONUT FİYATLARINDA DÜŞÜŞ OLMAZ

Keçeli "Kısa vadede konut fiyatlarında dramatik bir düşüş beklemek bana çok gerçekçi gelmiyor. Çünkü konut fiyatlarını belirleyen tek unsur kredi faizi değil. Arsa maliyetleri, inşaat girdileri, işçilik ve kur hareketleri hâlâ ciddi bir maliyet baskısı oluşturuyor. Öte yandan Türkiye’de son yıllarda yeni konut üretiminin de yavaşladığını görüyoruz. Bu da arz tarafını sınırlayan önemli bir faktör. Bu nedenle bazı segmentlerde piyasada bir durgunluk olsa da özellikle doğru lokasyonlarda ve nitelikli projelerde fiyatların güçlü kaldığını görüyoruz. Bugün piyasada aslında şöyle bir tablo var: talep tamamen ortadan kalkmış değil ama erişilebilir finansman olmadığı için talep erteleniyor" ifadesini kullandı.

YATIRIM YAPACAKLAR KONUT ALSIN

Konutun uzun vadeli yatırım olduğunu ifade eden Keçeli" Bugün yatırımcı açısından karar verirken geçmişe göre çok daha seçici olmak gerekiyor. Çünkü bir tarafta yüksek mevduat getirisi var, diğer tarafta kiralama ve tahliye süreçlerinde ciddi hukuki riskler bulunuyor. Bu yüzden konuta sadece kısa vadeli bir finansal ürün gibi bakmak doğru değil. Ama uzun vadeli düşündüğümüzde Türkiye’de konut hâlâ güçlü bir reel varlık. Yüksek kira seviyeleri ve nüfus artışı konuta olan ihtiyacı ortadan kaldırmıyor. Ben bugün yatırım için konut alacak olsam üç şeye özellikle dikkat ederim: lokasyon, metrekare verimliliği ve doğru kiracı profili. Doğru seçilmiş bir konut hâlâ uzun vadede güçlü bir yatırım olmaya devam ediyor" dedi.

KONUT ÜRETİMİ GİDEREK ZORLAŞIYOR

Konut sektörünün uzun süredir içinde olduğu durgunluktan çıkmanın reçetesini açıklayan Keçeli "Sektörün sorunlarını sadece faiz üzerinden okumak eksik olur. Elbette düşük faizli ve uzun vadeli konut kredileri piyasayı canlandırıyor. Ama kalıcı çözüm için asıl mesele arzı artırmak. Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde arsa maliyetleri çok yükseldiği için özel sektörün alt ve orta gelir grubuna konut üretmesi giderek zorlaşıyor. Bu yüzden kamu arazilerinin planlı şekilde üretime açılması, plan ve ruhsat süreçlerinin hızlandırılması ve yeni finansman modellerinin geliştirilmesi gerekiyor. Ben sektörün çözümünü dört başlıkta görüyorum: uygun maliyetli arsa, erişilebilir kredi, üretimi hızlandıran süreçler ve orta gelir grubuna yönelik hedefli kamu destekleri. Sadece kredi kampanyası yaptığınızda talebi öne çekmiş oluyorsunuz ama üretim artmazsa sorunu kalıcı olarak çözmek mümkün olmuyor" değerlendirmesinde bulundu.

SOSYAL KONUTLAR FİYATLARI DÜŞÜREMEZ

Sosyal konut projelerine ağırlık verilmesine yönelik açıklama yapan Keçeli "Sosyal konut projelerinin bütün piyasa fiyatlarını bir anda aşağı çekmesini beklemek baştan çok gerçekçi değil. Sosyal konutun amacı piyasayı tamamen aşağı çekmek değil, konuta erişemeyen kesimler için alternatif üretmek. Türkiye’de konut talebi çok güçlü ve özellikle büyük şehirlerde ciddi bir arz açığı var. Arsa maliyetleri ve üretim giderleri de yüksek seviyede. Bu yüzden sınırlı sayıda sosyal konut üretiminin bütün piyasayı aşağı çekmesini beklemek doğru değil. Sosyal konutları fiyat düşürücü bir araç gibi değil, sosyal dengeleyici bir politika olarak görmek gerekiyor. Asıl çözüm ise genel olarak üretimi artırmak ve konut arzını genişletmek." sözlerini söyledi.

ekran-goruntusu-2026-03-10-105914.png

KONUT TALEBİ GÜÇLÜ KALACAK

AS Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sert "Jeopolitik gelişmeler kısa vadede piyasalarda temkinli bir bekleme dönemine yol açabilir. Böyle dönemlerde bazı yatırım kararlarının ertelendiğini görmek normaldir. Ancak Türkiye’de konut ihtiyacı yapısal ve sürekli bir ihtiyaç. Bu nedenle bu tür gelişmeler sektörde kalıcı bir daralmadan çok geçici bir yavaşlama yaratır. Türkiye’de konuta olan talebin orta ve uzun vadede güçlü kalmaya devam edeceğini düşünüyorum" dedi. Sert "Faizlerin yüksek seyretmesi konuta erişimi zorlaştırdığı için piyasadaki hareketi yerli alımlarında bir miktar yavaşlatabilir. Ancak aynı dönemde inşaat maliyetleri ve arsa maliyetlerinin artmaya devam ettiğini, yeni üretimin ise oldukça sınırlı kaldığını görüyoruz. Bu nedenle fiyatlarda ciddi bir gerileme yerine daha dengeli bir seyir görülebilir. Finansman koşulları iyileştiğinde ertelenmiş talebin devreye girmesi ve piyasada yeniden hareketlilik oluşması beklenebilir" ifadesini kullandı.

KONUT POTANSİYEL TAŞIYAN BİR YATIRIMDIR

Faizlerin yeniden yükseldiği dönemde kısa vadeli olarak mevduatın iyi bir yatırım aracı olduğunu ancak konutun uzun vadede kazandırdığını ifade eden Sert sözlerine şöyle devam etti: "Mevduat kısa vadede cazip bir alternatif gibi görünebilir. Ancak gayrimenkul yatırımı doğası gereği orta ve uzun vadeli düşünülmesi gereken bir yatırım aracıdır. Türkiye’de konut, enflasyona karşı koruma sağlayan, orta ve uzun vadede değer artışı potansiyeli taşıyan güçlü bir yatırım olmaya devam ediyor. Doğru lokasyon ve doğru fiyatla yapılan yatırımların yatırımcısına her zaman önemli avantajlar sağladığını görüyoruz."

ÖNEMLİ BİR İVME KAZANDIRABİLİR

Gayrimenkul sektörünün yeniden canlandırılması için sektöre ilişkin finansmanın ucuzlaması gerektiğine değinen Sert "Sektörün yeniden güçlü şekilde hareketlenmesi için en kritik konu finansmana erişimin kolaylaştırılmasıdır. Daha ulaşılabilir faiz oranları ve daha uzun vadeli kredi modelleri piyasaya önemli bir ivme kazandırabilir. Özellikle ilk konut alımına yönelik desteklerin artırılması talebi daha sağlıklı şekilde harekete geçirir. Son dönemde konuta erişimi kolaylaştırmaya yönelik gündeme gelen destekleyici adımların da sektör açısından önemli olduğunu düşünüyorum." dedi.

ekran-goruntusu-2026-03-10-105857.png

TÜRKİYE GÜVENLİ BİR ÜLKE

Lüks konut uzmanı Merve Marangozoğlu "Türkiye'nin nüfusunda son yıllarda trend gerilemesi görülse de sosyolojik etkiler konuta olan talebi her daim canlı tutuyor. Türkiye'nin taraf olmadığı ve dışında kaldığı ABD-İsrail-İran savaşı geçici bir durum. Daha önce de bölgemizde çok savaşlar yaşandı. Türkiye ve Türk halkı bu durumlar karşısında nasıl duruş sergileyeceğini, neye yatırım yapacağını çok iyi biliyor. Türkiye bu bölgedeki en güvenli alan olarak yer alıyor. Son 15-20 yıldır etrafımızdaki ülkelere bakıldığında savaş nedeniyle nelerin olduğunu görüyoruz. Türkiye güven ve istikrarın yükselen yıldızı olarak ithalata bağlı ürünler nedeniyle geçici ve sınırlı etkileri olan yükselişlerden kısa süreli etkilenmiştir. Konut sektörü dengesini yeniden sağlayacaktır. Türkiye'de doğum, üniversite, atama, boşanma, ailesinden başka evde yaşama, expat, göçmen gibi kişilerin konut talepleri her geçen gün artıyor." dedi.

DUBAİ'DE FİYATLAR DİBE VURDU

İran'ın füzelerine maruz kalan Dubai'de konut fiyatlarının düşüşe geçtiğini belirten Marangozoğlu "İran'a coğrafi olarak cephesi bulunan Dubai'ye füzeler düştü. En lüks otellerinin bulunduğu yerler füzelerle vuruldu. Otellerde gecelik fiyatlamalar bir şişe su fiyatına geriledi. Bölge bilindiği üzere lüks ve finansın merkezi konumuna yükselmişken büyük güven kaybı yaşadı. İnsanlar Dubai'den çıkmak için her yolu denese de uçuşların kapanması ve karayoluyla güvenli bir alana geçilememesi kaosa neden oldu. Ülke yönetimi influencer'ları güven tazelemeleri için Dubai'ye taşıdı. Dubai'de konut fiyatları bir anda yüzde 30-40 geriledi. Bu gibi durumlar Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunu, bölgenin parlayan yıldızı olduğunun ispatı haline geldi. Türkiye ekonomisi, dezenflasyon sürecinin son evresinde ve bundan sonra genele yayılması beklenen refahı destekleyici politikalarla daha da yükselişe geçecek" açıklamasında bulundu.

KONUT SAHİPLERİNE YAPTIRIMLAR OLMALI

Konut satışlarının hızlanmasına yönelik olarak Marangozoğlu "Faizler düşüşe geçerse konut satışlarının hızlanacağı gerçeği önümüze çıkıyor. Ancak bu ortamda devletin otoritelerinin harekete geçerek fahiş fiyat uygulamaya başlayan, değerinin çok üzerinde fiyatlarda satış yapmaya çalışan konut sahiplerine yönelik yaptırımları ortaya koyması gerekiyor. Faiz düşüşünün ardından oluşacak talep de arzı tetikleyecek ve sektör yeniden geçmişteki altın yıllarını yaşayacak. Ayrıca coğrafi olarak bölgenin güvenli ülkeleri arasında yer almamızdan dolayı yabancı konut yatırımcısının da ilgi alanındayız ve bu da doğru lokasyonlarda fiyatlamalar üzerinde pozitif etki yapmaya en kısa sürede başlayacak" değerlendirmesini yaptı.

OTURACAĞINIZ EVİ ALMAK DAHA MANTIKLI

Konut almak isteyenlere tavsiyede bulunan Marangozoğlu "Oturulacak evi almak şu an için en mantıklı seçenek. Yatırım amaçlı olarak peşin parayla alınan konutta paranın zaman değerinin kısa vadede yerine gelmemesi hüsrana neden olabilir. Ayrıca son dönemde kiracılarla ilgili yaşanan zam ve tahliye sorunları da yatırım amaçlı konut alımlarını frenlemeye başladı. Kredi faizlerindeki yükseklik ve ikinci konutlara çıkan düşük krediler de yatırım amaçlı konut tercihlerini öteliyor. Bundan dolayı oturulacak evi almak uzun vadede kazanç sağlayacaktır" sözlerini söyledi.

KAYNAK: NTV

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.