1. YAZARLAR

  2. Uğur Geyik

  3. İş Güvenliğinde Müteahhitin Sorumluluğu!
Uğur Geyik

Uğur Geyik

Yazarın Tüm Yazıları >

İş Güvenliğinde Müteahhitin Sorumluluğu!

A+A-

Önceki yazımda belirttiğim gibi her yıl inşaat sektöründe yüzlerce insanımız hayatını kaybetmektedir. Bu kazaların ortadan kalkması için de hem işverenin hem de çalışanın iş güvenliği konusunu beraberce üstlenmesi gerekiyor. Çalışan tarafını ileriki yazılara bırakarak işveren yükümlülüklerini özet olarak anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverenin sorumluluğuna dair çerçeveyi çok net şekilde çiziyor.

İlk olarak “İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür” diyerek, “Nasıl iş başı yaptılarsa, o şekilde paydos etmeliler” demektedir aslında.

Akabinde ise, oluşabilecek kazaların önlenmesi için gerekli faaliyetlerin gerçekleşmesini sağlamayı ve sağlatmayı işverenin sorumluluğuna veriyor.

Birkaç örnek vermek gerekirse; çalışanların iş güvenliği eğitimlerinin tam olarak aldırılması, MYK belgeli personellerin çalıştırılması, gerekli kişisel koruyucu donanımların tedarik edilip kullandırılması, koruyucuların kullanılıp kullanılmadığına dair denetim yapılması, periyodik sağlık muayenelerinin yaptırılması, İş Güvenliği Uzmanı ve İş Yeri Hekimi ile koordineli bir şekilde tespit edilen uygunsuzlukların ortadan kaldırılması gibi işlerin sorumluğu işveren olarak müteahhitlere aittir.

Ek olarak kanun “İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.” diyerek işverenin asli sorumlu olduğunu da ayrıca vurguluyor.

İnşaat sektöründe ana şirketin kadrosundansa alt işverenin yani taşeron şirketlerin çalışanları daha fazla bulunuyor. Ancak bu durum asıl işveren olarak müteahhit firmanın sorumluluğunu ortadan kaldırmamakta ve birlikte sorumlu olmaktadırlar. Yargıtay Dairelerinin kararlarıyla da bu konu sabittir.

 Bu sebepten dolayı “İşi taşeron firmaya verdik, artık sorumluluk bizde değil” gibi bir düşünce mahkemelerde kabul görmemektedir.

Her şeyin ötesinde bir insanın hayatının sona ermesinin verdiği vicdani rahatsızlık, işveren üzerinde mahkemelerin yaratacağı baskıdan çok daha büyük olmalıdır.

Türkiye’de maalesef ölümlü kazalar sıradanlaştığından dolayı kan parası pazarlıkları, 1 ev, biraz para, vefat edenin çocuğunu okutma gibi bir kısır döngünün içerisine sokuyor bizleri. Halbuki çok ufak ve maliyeti bir insanın hayatı ile karşılaştırılamayacak önlemler tüm bu olumsuz durumları rahatlıkla ortadan kaldıracaktır.

Özetle iş güvenliği, sadece İş Güvenliği Uzmanına bırakılamayacak ve işverenin tam sorumlu olduğu bir konudur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.