1. YAZARLAR

  2. Sırrı Esen

  3. Dilekçe Hakkının Kullanımında Yaşanan Sorunlar
Sırrı Esen

Sırrı Esen

Yazarın Tüm Yazıları >

Dilekçe Hakkının Kullanımında Yaşanan Sorunlar

A+A-

Bilindiği üzere Anayasal haklarımızdan biri de dilekçe hakkıdır. Bu nedenle de başta ilgili kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere herkesin bu temel vatandaşlık hakkına saygı duyması ve bu hakkı kullanan kişilere yardımcı olması gerekir. Takdir edileceği üzere dilekçe hakkının kullanılması demokratik bir toplum olmanın da gereğidir. Birbirimizin hukukuna saygılı olmak uygar bir toplum olmanın göstergesi olduğu kadar, haklarımıza sahip çıkmak ve bilinçli bireyler olmak çağdaş insan olmanın bir gereğidir.  Ancak zaman zaman bazı kamu kurumlarında ilgililerin bu hakkın kullanımını engelledikleri görülebilmektedir. Yazımızda bu konuyu irdelemeye çalışacağız. 

Dilekçe hakkı Anayasamızın 74. Maddesinde düzenlenmiş ve bu hakkın kullanılma biçiminin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Buna ilişkin düzenleme 3071 sayılı yasa ile yapılmıştır. 24 / 04 / 2004 tarihinde yürürlüğe giren 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, bu hakkın kapsamını daha da genişletmiştir. Söz konusu düzenleme bireyin hak arama özgürlüğünü pekiştirmiştir. Sağlanan gelişmeler bilinçli bir toplum yapısının oluşturulması bakımından çağdaş bir uygulama olmuştur. 

Ancak hukuki alanda sağlanan tüm bu gelişmelere rağmen kimi zaman bu hakkın kullanımının kısıtlanmaya çalışılması veya fiilen kullanılmamasına yönelik bazı uygulama örneklerine rastlanmaktadır. Örneğin; 

  • Vatandaşın verdiği dilekçe kabul edilmemekte veya 
  • Yazılan ve imzalanan dilekçelerin içeriğine müdahale edilmekte, bazı ifadelerin   çıkarılması veya bazı ifadelerin eklenmesi halinde dilekçenin kabul edilebileceği telkin edilmektedir. 

                   Bu nevi uygulamaları yapan kamu kurumu görevlileri bilerek veya  

bilmeyerek anayasal bir hak olan dilekçe hakkının özünü ihlal etmekte, fiilen vatandaşın anayasal hakkını kullanmasını engellemektedirler. Bu fiil ise anayasal bir suçtur. Takdir edileceği üzere,  her vatandaş anayasal hakkını kullanarak dilediği makama veya TBMM’ne dilekçe verebilmelidir. Bunun engellenmesi veya içeriğine müdahale edilmesi  kabul edilemez.  

Verilen dilekçelerin yetkili makam tarafından 30 gün içinde yanıtlanması yasa gereğidir. Doğal olarak haklı ve yasal bir talep söz konusu ise gereğinin yerine getirilmesi, değilse gerekçeli bir yazı ile reddedilmesi gereklidir. Her vatandaş gibi, hatta daha büyük bir duyarlılıkla kamu kurumlarının Anayasa ve Yasal hükümlere uymaları bir zorunluluk ve hukuk devleti olmanın da bir gereğidir. 

Dikkatten kaçmaması gereken diğer bir hususta, dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi fiilinin Türk Ceza Kanunumuzun 121. Maddesinde bir ceza maddesi olarak düzenmiş olmasıdır. Anılan düzenleme “Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur” hükmünü amirdir. Yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı üzere olay keyfiyete yer bırakmayacak kadar açıktır. 

Bu itibarla, herhangi bir şekilde dilekçe hakkı engellenen kişilerin durumu olayın görgü tanıkları ile birlikte bir tutanakla tespit etmeleri ve yasal prosedürü işletmeleri kanun hakimiyetinin sağlanması bakımından gerekli bir uygulama olacaktır. Unutulmamalı ki çağdaş toplum hakkını arayan toplumdur. 

Bu yazı toplam 302 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.